Tüm Blog Yazılarına Geri Dön
[ LİTERATÜR / REHBERLİK ]

Ergenlik Döneminde İletişim: Çocuğunuzla Aynı Takımda Mısınız?

26 Haziran 2026
|Yazar: Feyza Gümüşhan Çavuş
Ergenlik Döneminde İletişim: Çocuğunuzla Aynı Takımda Mısınız?

Yıllardır öğrenciler ve aileleriyle yaptığım görüşmelerde dikkatimi çeken ortak bir durum var. Ergenlik döneminde iletişimin bozulduğunu düşünen ailelerin sayısı oldukça fazla. "Eskiden her şeyini anlatırdı.", "Artık odasından çıkmıyor.", "Ne sorsam tek kelime cevap veriyor." gibi cümleleri sıkça duyuyorum.

Ancak zamanla şunu fark ettim: Ergenlikte iletişim çoğu zaman bozulmuyor, sadece biçim değiştiriyor.

Çocuk büyüyor, düşünceleri değişiyor, kendi kararlarını vermek istiyor. Anne baba ise onu korumaya, yönlendirmeye ve desteklemeye devam etmek istiyor. Aslında iki tarafın da niyeti aynı; sadece birbirlerine ulaşma biçimleri farklılaşıyor.

Bu nedenle ergenlik döneminde iletişim kurmak, doğru soruları sormaktan çok güvenli bir paylaşım alanı oluşturabilmekle ilgilidir.

Görüşmeler sırasında ailelere bazen küçük bir öneride bulunuyorum.

Bir hafta boyunca çocuğunuzdan daha fazla şey öğrenmeye çalışmayın.

Bunun yerine kendinizden biraz daha fazla bahsedin.

İş yerinde yaşadığınız komik bir olayı anlatın.

Çocukluğunuzdan bir anınızı paylaşın.

O gün sizi mutlu eden ya da düşündüren küçük bir olaydan söz edin.

Çünkü iletişim her zaman soru sorarak başlamaz. Bazen biri kendinden bir şey anlattığında, karşısındaki de anlatmak için cesaret bulur.

Evdeki sohbetler yalnızca "Bugün kaç soru çözdün?", "Dersler nasıl gidiyor?" ya da "Telefonu biraz bırak." etrafında şekillendiğinde çocuk zamanla konuşmanın yalnızca hesap vermek anlamına geldiğini düşünebilir.

Oysa aile içinde hayatın konuşulması, birlikte gülünecek anıların paylaşılması, bazen anne babanın da kendi duygularını ifade edebilmesi çocuğa önemli bir mesaj verir:

"Bu evde sadece senden bilgi alınmıyor, herkes birbirinin hayatına tanıklık ediyor."

Yıllar içinde şunu gördüm:

Ergenler kendilerini en çok soru soran kişiye değil, kendilerini en az yargılayan ve en doğal hâlleriyle kabul eden kişiye yaklaşırlar.

Bu nedenle iletişim bazen daha fazla konuşmakla değil, birlikte sessiz kalabilmekle; bazen nasihat vermekle değil, yalnızca dinleyebilmekle; bazen de çocuğun hayatını merak etmek kadar kendi hayatınızı da onunla paylaşabilmekle güçlenir.

Belki de ergenlik döneminde kendimize sormamız gereken ilk soru "Çocuğum neden benimle konuşmuyor?" değildir.

Belki de önce şunu düşünmeliyiz:

Evimizde gerçekten herkesin kendine ait hikâyesini rahatça anlatabildiği bir sohbet kültürü var mı?

Çünkü çocuklar yalnızca soru sorulan evlerde değil, paylaşımın olduğu evlerde konuşmayı öğrenirler.

Psikolojik Danışman Notu
Ergenlik döneminde iletişim, kusursuz cümleler kurmakla değil, güven duygusunu koruyabilmekle güçlenir. Her aile zaman zaman iletişimde zorlanabilir. Önemli olan, kimin haklı olduğundan çok ilişkinin nasıl güçlendirilebileceğine odaklanmaktır. Bazen küçük bir paylaşım, uzun bir nasihatten daha güçlü bir bağ kurabilir.

FG
[ YAZAR / EDİTÖR ]

Feyza Gümüşhan Çavuş

Psikolojik Danışman & Rehber Öğretmen

Önerilen Diğer Yazılar

Sınav Kaygısı: Düşman mı, Yol Arkadaşı mı?

Sınav Kaygısı: Düşman mı, Yol Arkadaşı mı?

Bir gün sınav kaygısı tamamen ortadan kalksaydı ne olurdu? İlk bakışta kulağa harika geliyor. Hiç heyecan yok. Hiç stres yok. Hiç kaygı yok. Peki gerçekten böyle bir öğrenci sınava hazırlanır mıydı? Muhtemelen hayır.

26 Haziran 2026
Makaleyi Oku
Erteleme Alışkanlığı: İsteksizlikten Daha Fazlası

Erteleme Alışkanlığı: İsteksizlikten Daha Fazlası

Bazı öğrenciler masanın başına oturur, kitabı açar ve dakikalarca ilk soruya başlayamaz. Bazıları ise gün boyunca "Birazdan çalışacağım." diyerek kendini ikna eder. Gün biter, vicdan azabı başlar ve ertesi gün aynı döngü yeniden yaşanır.

26 Haziran 2026
Makaleyi Oku
DEHB: Dikkat Eksikliği mi, Farklı Çalışan Bir Zihin mi?

DEHB: Dikkat Eksikliği mi, Farklı Çalışan Bir Zihin mi?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son yıllarda hem ailelerin hem de eğitimcilerin en çok konuştuğu konular arasında yer alıyor. Ancak DEHB hakkında hâlâ birçok yanlış inanış bulunuyor. Bunların başında da "İsterse yapar.", "Yeterince çabalamıyor." veya "Ders çalışmayı sevmiyor." gibi düşünceler geliyor.

26 Haziran 2026
Makaleyi Oku