Tüm Blog Yazılarına Geri Dön
[ LİTERATÜR / REHBERLİK ]

DEHB: Dikkat Eksikliği mi, Farklı Çalışan Bir Zihin mi?

26 Haziran 2026
|Yazar: Feyza Gümüşhan Çavuş
DEHB: Dikkat Eksikliği mi, Farklı Çalışan Bir Zihin mi?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son yıllarda hem ailelerin hem de eğitimcilerin en çok konuştuğu konular arasında yer alıyor. Ancak DEHB hakkında hâlâ birçok yanlış inanış bulunuyor. Bunların başında da "İsterse yapar.", "Yeterince çabalamıyor." veya "Ders çalışmayı sevmiyor." gibi düşünceler geliyor.

Oysa DEHB'li öğrenciler çoğu zaman istemedikleri için değil, dikkatlerini sürdürmekte ve çalışma süreçlerini yönetmekte zorlandıkları için güçlük yaşıyorlar. İlginç olan ise aynı öğrencilerin ilgi duydukları bir konuda saatlerce odaklanabilmeleri. Bu durum, sorunun tembellik değil; dikkat ve yürütücü işlevlerle ilgili olduğunu gösteriyor.

Eğitim süreçlerinde en sık karşılaştığımız durumlardan biri ise bu öğrencilerin yanlış çalışma yöntemleri nedeniyle gerçek potansiyellerini ortaya koyamamalarıdır. Saatlerce masa başında oturmak, herkese uygun olan yöntemin onlar için de uygun olduğu anlamına gelmez. Asıl önemli olan, öğrencinin kendi öğrenme biçimine uygun bir çalışma sistemi oluşturabilmesidir.

DEHB'li öğrencilerin başarılı olabilmeleri için öncelikle doğru anlaşılmaları gerekir. Sürekli eleştirilen, akranlarıyla kıyaslanan veya yalnızca sonuç üzerinden değerlendirilen öğrenciler zamanla özgüven kaybı yaşayabilir. Bu nedenle ailelerin ve eğitimcilerin ilk görevi, öğrencinin güçlü yönlerini fark etmek ve gelişim sürecine buradan destek vermektir.

DEHB'li Öğrenciler İçin Çalışma Sistemi Nasıl Olmalı?

Her öğrencinin ihtiyacı farklı olsa da, uygulamada birçok öğrencide fayda sağlayabilen bazı temel ilkeler bulunmaktadır.

Kısa ve planlı çalışma blokları oluşturun.
Saatlerce masa başında kalmaya çalışmak yerine, dikkatin sürdürülebileceği sürelerde çalışmak birçok öğrenci için daha verimli olabilir. Kısa molalarla desteklenen çalışma düzeni, odaklanmayı kolaylaştırabilir.

Büyük hedefleri küçük adımlara bölün.
"Bugün matematik çalışacağım." yerine "20 problem çözeceğim." veya "Bir konu anlatımını tamamlayacağım." gibi net ve ulaşılabilir hedefler belirlemek, göreve başlamayı kolaylaştırabilir.

Çalışma ortamını sadeleştirin.
Telefon bildirimleri, açık televizyon veya dikkat dağıtan materyaller çalışma verimini olumsuz etkileyebilir. Sade ve düzenli bir çalışma alanı oluşturmak odaklanmayı destekler.

Süreç odaklı geri bildirim verin.
Yalnızca doğru sayısına odaklanmak yerine gösterilen çabayı, düzenli çalışmayı ve gelişimi fark etmek öğrencinin motivasyonunu destekler.

Takibi ihmal etmeyin.
DEHB'li öğrenciler için plan yapmak kadar planın sürdürülebilir olması da önemlidir. Günlük ve haftalık hedeflerin belirlenmesi, düzenli olarak gözden geçirilmesi ve gerektiğinde güncellenmesi çalışma alışkanlığının devamlılığını destekler.

Ailelere Küçük Bir Hatırlatma

DEHB'li çocuklar çoğu zaman "yapamıyorum" demekten çok "beni anlamıyorlar" duygusunu yaşarlar. Bu nedenle onları sürekli akranlarıyla kıyaslamak veya yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmek yerine, gelişim süreçlerini takip etmek ve güçlü yönlerini fark etmek çok daha destekleyici olacaktır.

Unutmayalım ki her çocuk aynı şekilde öğrenmez. Bazı öğrencilerin başarıya ulaşabilmesi için farklı bir yol haritasına ihtiyaç vardır. Biz eğitimcilerin ve ailelerin görevi de tam olarak budur: Çocuğu kalıplara uydurmaya çalışmak yerine, onun öğrenme biçimini anlayarak en doğru sistemi birlikte oluşturmak.

Psikolojik Danışman Notu
DEHB belirtileri gösteren her öğrenci mutlaka DEHB tanısı alacak diye bir durum söz konusu değildir. Benzer belirtiler farklı nedenlerle de ortaya çıkabilir. Bu nedenle tanılama süreci yalnızca yetkili sağlık profesyonelleri tarafından yürütülmelidir. Eğitim sürecinde ise aile, okul ve uzmanların iş birliği içinde hareket etmesi öğrencinin gelişimi açısından büyük önem taşır.

FG
[ YAZAR / EDİTÖR ]

Feyza Gümüşhan Çavuş

Psikolojik Danışman & Rehber Öğretmen

Önerilen Diğer Yazılar

Sınav Kaygısı: Düşman mı, Yol Arkadaşı mı?

Sınav Kaygısı: Düşman mı, Yol Arkadaşı mı?

Bir gün sınav kaygısı tamamen ortadan kalksaydı ne olurdu? İlk bakışta kulağa harika geliyor. Hiç heyecan yok. Hiç stres yok. Hiç kaygı yok. Peki gerçekten böyle bir öğrenci sınava hazırlanır mıydı? Muhtemelen hayır.

26 Haziran 2026
Makaleyi Oku
Erteleme Alışkanlığı: İsteksizlikten Daha Fazlası

Erteleme Alışkanlığı: İsteksizlikten Daha Fazlası

Bazı öğrenciler masanın başına oturur, kitabı açar ve dakikalarca ilk soruya başlayamaz. Bazıları ise gün boyunca "Birazdan çalışacağım." diyerek kendini ikna eder. Gün biter, vicdan azabı başlar ve ertesi gün aynı döngü yeniden yaşanır.

26 Haziran 2026
Makaleyi Oku
Ergenlik Döneminde İletişim: Çocuğunuzla Aynı Takımda Mısınız?

Ergenlik Döneminde İletişim: Çocuğunuzla Aynı Takımda Mısınız?

Yıllardır öğrenciler ve aileleriyle yaptığım görüşmelerde dikkatimi çeken ortak bir durum var. Ergenlik döneminde iletişimin bozulduğunu düşünen ailelerin sayısı oldukça fazla. "Eskiden her şeyini anlatırdı.", "Artık odasından çıkmıyor.", "Ne sorsam tek kelime cevap veriyor." gibi cümleleri sıkça duyuyorum.

26 Haziran 2026
Makaleyi Oku